banner1.gif (92117 bytes)

Viladimir İliç Lenin

Sosyalizm ve Din


Bugünkü toplum, tamamen genis emekçi kitlelerin nüfusunun ufak bir azinligi; yani toprak sahipleri ve kapitalistler sinifi tarafindan sömürülmesi esasi üzerine kurulmustur. Bütün yasamlari boyunca kapitalistler hesabina çalisan "özgür" isçilere sadece kazanç saglayan kölelerin yasamini sürdürmeye, kapitalist köleligin güvenini ve sürekliligini saglamaya yetecek oranda geçim olanagi "tanindigindan", bu toplum bir köle toplumudur.
Isçilerin ekonomik baski altinda olmalari, kaçinilmaz biçimde her türlü siyasal baskiya, toplumsal asagilanmaya, kitlelerin ruhsal ve moral çöküntüsünün artmasina yol açar. Isçiler ekonomik kurtuluslari adina az ya da çok ölçüde siyasal özgürlük elde etmek için savasabilirler. Ne var ki, kapital gücü yönetimden yok edilmedikçe ne oranda olursa olsun elde edilecek siyasal özgürlük, isçileri yoksulluktan, issizlikten ve baskidan kurtaramayacaktir.
Baskalari hesabina çalismaktan, yerine getirilmeyen isteklerden ve yalniz birakilmisliktan yilmis halk kitleleri üzerine her yerde büyük agirlikla yüklenen ruhsal baski biçimlerinden biri dindir. Dogaya yenik düsen ilk insanlarin tanrilara, seytanlara, mucizelere ve benzeri seylere inanmasina yol açisi gibi, sömürülen siniflarin sömürenlere karsi mücadeledeki yetersizligi de kaçinilmaz olarak ölümden sonra daha iyi bir yasamin varligina inanmalarina yol açar. Din, bütün yasami boyunca çalisan ve yokluk çekenlere, bu dünyada azla yetinmeyi, kismete boyun egmeyi, sabirli olmayi ve öteki dünyada bir cennet umudunu sürdürmeyi ögretir. Oysa yine din, baskalarinin emeginin sirtindan geçinenlere bu dünyada hayirseverlik yapmayi ögreterek, sömürücü varliklarinin ceremesini pek ucuza ödemek kolayligini gösterir ve cenette de rahat yasamalari için ehven fiyatli bilet satmaya bakar. Böylelikle din, halki uyutmak için afyon niteligindedir. Din, sermaye kölelerinin insancil düslerini, insana daha yarasan bir yasam isteklerini içinde bogduklari bir çesit ruhsal içkidir.
Ne var ki, köleliginin bilincine varmis ve kurtulusu için mücadeleye baslamis köle, kölelikten yari yariya çikmis demektir. Fabrika endüstrisinin yetistirdigi ve kent yasaminin aydinlattigi modern, sinif bilinçli isçi, dinsel önyargilari bir yana atar, cenneti papazlara ve burjuva bagnazlarina birakir ve bu dünyada kendisi için daha iyi bir yasam elde etmeye çalisir. Bugünün proletaryasi, din bulutuna karsi savasta bilimden yararlanan ve isçileri bu dünyada daha iyi bir yasam adina kavga vermek için birlestirerek öteki dünya inancindan kurtaran sosyalizmin yaninda yer alir.
Din, kisinin özel sorunu olarak kabul edilmelidir. Sosyalistler, din konusundaki tavirlarini genellikle bu sözlerle belirtirler. Oysa herhangi bir yanlis anlamaya yol açmamak için bu sözlerin anlami kesinlikle açiklanmalidir. Devlet açisindan ele alindigi sürece, dinin kisisel bir sorun olarak kalmasini isteriz. Ancak, Partimiz açisindan dini kisisel bir sorun olarak göremeyiz. Dinin devletle iliskisi olmamasi, dinsel kurumlarin hükümete degin yetkileri bulunmamasi gerekir.
Herkes istedigi dini izlemek ya da dinsiz, yani kural olarak bütün sosyalistler gibi ateist olmakta tamamen özgür olmalidir. Vatandaslar arasinda dinsel inançlari nedeniyle ayrim yapilmasina kesinlikle göz yumulamaz. Resmi belgelerde bir vatandasin dininden söz edilmesine de son verilmelidir. Kiliseye ve dinsel kurumlara hiçbir devlet yardimi yapilmamali, hiçbir ödenek verilmemelidir. Bunlar, devletten tamamen bagimsiz, ayni düsüncedeki kisilerin olusturdugu kurumlar niteliginde olmalidir. Ancak bu isteklerin kesinlikle yerine gelmesi halinde, kilisenin devlete Rus vatandaslarin ise kiliseye feodal bagimliliklarinin sürdügü, (bügüne kadar ceza yasalarimizda ve hukuk kitaplarimizda yer alan) engizisyon yasalarinin var oldugu ve uygulandigi, insanlari inançlari ya da inançsizliklari nedeniyle cezalandirdigi, insanlarin vicdan özgürlügünü baltaladigi ve kilisenin su ya da bu afyonlamasiyla hükümetten gelir ya da mevki sagladigi utanç verici geçmise son verilebilir. Sosyalist proletaryanin modern devlet ve modern kiliseden istedigi, kilise ile devletin birbirlerinden kesinlikle ayrilmasidir.

Rus devrimi, bu istegi siyasal özgürlügün bir geregi olarak gerçeklestirmelidir. Polis yönetimli feodal otokrasiye bagli memurlarin baskaldirisi, kilise evresinde bile huzursuzluk, tedirginlik ve öfke yarrattigi için din ve devleti ayirma istegini gerçeklestirmek konusunda Rus devrimi özellikle elverisli bir ortamdadir. Rus Ortodoks din adamlari her ne kadar cahilseler de, onlar bile Rusya'daki eski, ortaçaga uygun düzenin yikilmasiyla patlayan gümbürtüden uyandilar. Onlar bile özgürlük isteginde birlesiyor, onlar bile bürokratik uygulamalara ve memur zihniyetine, "Tanrinin hizmetkârlari"ni zorla polise casusluk ettirmek isteyenlere karsi çikiyorlar. Biz sosyalistler, bu hareketi desteklemeli, kilisenin dürüst ve içten üyelerine dogru sonuca ulasmalari konusunda yardimci olmali, onlarin özgürlük isteklerini sürdürmelerini saglamali ve kilise ile polis arasindaki iliskiyi koparmalarini onlardan istemeliyiz. Ya içtenlikli ve dürüstsünüzdür, ki o zaman kilise ile devletin ve kilise ile okulun kesinlikle birbirlerinden ayrilmasindan, dinin tamamen kisisel bir sorun olarak kabul edilmesinden yana olursunuz. Ya da özgürlük konusunda bu tutarli istekleri benimsemezsiniz, ki o zaman da engizisyon geleneklerinin hâlâ tutsagi demeksinizdir; rahat memuriyetlerinize ve hükümet kaynakli gelirlerinize baglisiniz demektir; silahinizin ruhsal gücüne inanmiyorsunuz ve devletten rüsvet almayi sürdürüyorsunuz demektir. O takdirde de bütün Rusya'daki sinif bilinçli isçiler size amansiz bir savas açacaklardir.
Sosyalist proletaryanin partisi açisindan, din kisisel bir konu degildir. Partimiz, isçi sinifinin kurtulusu adina bir araya gelmis sinif bilinçli, ileri savasçilarin toplandiklari bir yerdir. Böylesi bir birlik dinsel inanç biçiminde ortaya sürülen sinif bilinci yoksunluguna, bilgisizlige ve geri kafaliliga kayitsiz kalamaz ve kalmamalidir. Din diye tanimlanan ve halkin üzerine indirilen koyu sisle, sözlerimizi ve yazilarimizi kullanarak tamamen ideolojik silahlarla savasabilmek için kilisenin kaldirilmasini istiyoruz. Rus Sosyal Demokrat Isçi Partisini, isçilerin her türlü dinsel uyutmacadan kurtulmasi adina mücadele etmek için kurduk. Bizim için ideolojik mücadele kisisel bir sorun degil, bütün Partinin, bütün proletaryanin sorunudur.
Madem ki durum böyledir, o halde Programimizda ateist oldugumuzu neden açiklamiyoruz? Hiristiyanlarin ve öteki dinlere inananlarin partimize girmesini neden yasaklamiyoruz?
Bu soruya verilecek cevap, din sorununun burjuva demokratlari tarafindan ortaya konulusu ile Sosyal Demokratlar (Marksistler-b.n.) tarafindan ortaya konulusu arasindaki ayrimi belirleyecektir.
Bizim Programimiz tamamen bilimsel, dahasi materyalist dünya görüsü temeli üzerindedir. Bu nedenle Programimizin açiklanmasi demek, din sisinin gerçek tarihsel ve ekonomik kökenlerinin açiklanmasini da zorunlu kilacak demektir. Propagandamiz kaçinilmaz olarak ateizm propagandasini, gerekli bilimsel yayimlarin yapilmasini, otokrat feodal hükümetin bugüne kadar yasakladigi ve kovusturdugu yazilarin Parti çalismalarimizin bir dali haline getirilmesini de içermektedir. Bir zamanlar Engels'in Alman sosyalistlerine verdigi ögüdü simdi bizim izlememiz gerekebilir: Onsekizinci yüzyil Fransiz Aydinlanma dönemi düsünür ve ateistlerinin yazilari çevirilmeli ve genis ölçüde yayilmalidir.
Ancak, hiçbir kosulda din sorununu burjuva radikal demokratlarinin sik sik yaptigi gibi, soyut, ülkücü bir biçimde, sinif mücadelesinden kopuk "entellektüel" bir sorun olarak ortaya koymak yanlisina düsmememiz gerekir. Asiri baski temeline oturan ve isçilerin egitilmedigi bir toplumda, dinsel önyargilarin sadece propaganda yöntemleriyle yok edilebilecegini sanmak budalalik olur. Insanligin üzerindeki din boyundurugunun, toplumdaki ekonomik boyundurugun bir sonucu ve yansimasi oldugunu akildan çikarmak burjuva dar görüslülügünden baska birsey degildir. Proletarya kapitalizmin karanlik güçlerine karsi kendi mücadelesiyle aydinlanmadikça, ne kadar bildiri dagitilirsa dagitilsin, ne kadar söz söylenirse söylensin proletaryayi aydinlatmak olanaksizdir. Bizim açimizdan ezilen sinifin bu dünyada bir cennet yaratmak adina gerçek devrimci mücadelede birlesmesi, öteki dünya cenneti konusunda proletaryanin görüs birligine gelmesinden daha önemlidir.
Iste bu nedenle Programimizda ateist oldugumuzu belirtmiyoruz ve böyle davranmak zorundayiz. Iste bu nedenle, eski önyargilarini henüz sürdüren proleterlerin Partimize katilmalarini engellemiyoruz ve engellememek zorundayiz. Biz her zaman bilimsel dünya görüsünü ögütleyecegiz ve çesitli "Hiristiyanlar"in tutarsizliklariyla savasacagiz. Fakat bu hiçbir zaman, yeri olmadigi halde din sorununun birinci plana alinmasi demek degildir. Yine bu hiçbir zaman, gerçekten devrimci ekonomik ve siyasal mücadele güçlerinin üçüncü sinif görüsler ya da anlamsiz fikirler nedeniyle birbirlerinden kopmasina, siyasal önemlerini kaybetmesine, ekonomik gelisim karsisinda bir yana itilivermesine göz yummamiz da demek degildir.
Her yerde ve simdilerde de Rusya'da reaksiyoner burjuvazi, gerçekten önemli, temel ekonomik ve siyasal sorunlardan, yani Rus proletaryasinin devrimci mücadelede birlesmesiyle bugünlerde çözümlenmeye baslanmis olan sorunlardan kitlelerin dikkatini uzaklastirmak amaciyla din adina mücadeleyi kendine ugras edinmistir. Bugün kendini Kara Yüzler kiyimlarinda gösteren ve devrimci mücadeleyi bölmeyi amaçlayan bu reaksiyoner tutum, yarin çok baska ve çok ustalikli biçimler alabilir. Biz, durum ne olursa olsun, bu reaksiyoner tutum karsisinda serinkanli, dirençli olacagiz ve temelde olmayan ayrimlarin etkilemeyecegi bir ögretiyi, bilimsel dünya görüsünü ve proleter dayanismasini ögretecegiz.
Dinin devletten ayrilmasi açisindan, devrimci proletarya dini gerçekten kisisel bir sorun durumuna getirmeyi basaracaktir. Ve ortaçag kalintisi küflenmis görüslerden arinmis, bu siyasal düzende, proletarya, din aldatmacasinin gerçek kaynagi olan ekonomik köleligin kalkmasi için açik ve yaygin mücadele verecektir.

Novaya Zihn
    BACK.GIF (883 bytes)