Nurhak'ta bir şafak vakti

 

MUSTAFA TAYLAN ÖZGÜR ÖLDÜRÜLÜYOR

ODTÜ Ögrenci Birligi'yle beraber Istanbul Üniversitesi Talebe Birligi'ni (IÜTB) ele geçirmek amaciyla, Ankara ve Istanbul'dan devrimci gençler, kongre için çaba gösterir. IÜTB kongresi 25 Agustos 1969 günü açilir. Fakat çikan anlasmazliklar nedeniyle kongre, 13 Eylül gününe ertelenir. IÜTB kongresinde arkadaslarina destek olmak amaciyla ODTÜ ve Ankara Üniversitesine bagli bir grup devrimci genç, Istanbul'a gelmeye karar verir. Mustafa Taylan Özgür, Istanbul'a gelmeden bir gün önce, Sinan Cemgil, Hüseyin Inan ve Alpaslan Özdogan ile ODTÜ yurtlarinda otururken Sinan Cemgil'in, ''Taylan, Istanbul'a gidiyorsun. Gel bir fotograf çektirelim. Bir is olur. Hiç olmazsa hatira kalsin'' istegiyle, dördü birden fotograf çektirir. Sinan'in hanimi Sirin o sira hamiledir. Taylan da Sinan'a ''Gidip dönmemek, gelip görmemek var. Çocugun dogdugu zaman kiz da olsa, erkek de olsa ismini Taylan koy'' der. Daha sonra Sinan, dogan çocugunun ismini Taylan koyar. ODTÜ Ögrenci Birligi Divan Baskani Münir Ramazan Aktolga, Mustafa Taylan Özgür, Mehmet Sait Kozacioglu, Mustafa Yalçiner, Alpaslan Özdogan, Halil Çelimli, Hüseyin Inan, Sükrü Isik, Tuncer Sümer, Yusuf Aslan, Fehmi Erbas, Ruhi Koç, Ilhami Aras ve Deniz Gezmis basta olmak üzere Ankara Üniversitesi ve ODTÜ'ye bagli bir grup devrimci ögrenci, otobüsle Istanbul'a gelir. Gelen ögrencilerin hemen hepsi silahlidir. Ankara'dan gelen ögrenciler, ITÜ Gümüssuyu Yurdu'nda kalir. Ankara'dan gelenler arasinda çikan bir anlasmazlik nedeniyle Hüseyin Inan, Sükrü Isik, Yusuf Aslan, Mustafa Yalçiner, Halil Çelimli ve Alpaslan Özdogan, Ankara'ya geri döner. IÜTB kongresi, 23 Eylül 1969 Sali günü, Istanbul Üniversitesi Merkez binada baslar. Sagcilarin adayi Atilla Kiliçoglu solcularin adayi Suayip Dilmen 'dir. Iki grup da hazirlikli gelmistir. Ankara'dan gelen Mehmet Sait Kozacioglu, yaninda Mustafa Taylan Özgür oldugu bir sirada merkez bahçede silahini çekerek bir kaç el ates eder. Sait Kozacioglu polis tarafindan yakalanarak gözaltina alinir. Mustafa Taylan Özgür ise polisten kaçmak isterken Beyazit Meydani'nda silahla vurularak öldürülür.

Taylan Özgür'ün öldürüldügünü ögrenen devrimci ögrenciler, 23 Eylül günü aksami ODTÜ'de toplanarak ne yapacaklarini kararlastirir. Yusuf Aslan, arkadasi Taylan'i kaybetmenin üzüntüsü içinde bir sise sarap alir ve gözyaslari içinde Mustafa Yalçiner'in yanina gider. Yalçiner ile Aslan gece, kampustan sehire iner. Sokakta rastladiklari birkaç Amerikali subaya saldirip döven Aslan ile Yalçiner, Tuslog binasini da kursunladiktan sonra ODTÜ'ye geri döner. 24 Eylül 1969 Çarsamba günü sabah saat 10.00'da Atatürk Aniti'nin önünde toplanan ögrenciler, önce Istiklal Marsini söyledikten sonra Mustafa Taylan Özgür için iki dakikalik saygi durusunda bulunur. Bu sirada ODTÜ Rektörlük damina yerlestirilen siren 2 dakika çalinir. Atatürk Aniti önünde toplanan kalabaliga, polis tarafindan aranan Sinan Cemgil, hitap ederek sunlari söyler: ''Bir devrimci kardesimiz polis kursunu ile kahpece öldürülmüstür. Devrimci sehitlerin matemini tutacak zamanimiz yoktur. Devrimcilerin postunu ucuza satmayacagiz. Gün gelecek Türkiye'nin bagimsizligi ve kurtulusu için gerekirse hepimiz vurulacagiz. Bunlar bizi korkutmuyor, üzmüyor ancak kinimiz bileniyor. Taylan Özgür'ün ardindan matem tutmayacagiz, mersiyeler düzmeyecegiz. O, 24 saatini devrime adamis bir kisiydi. Yapilacak çok islerimiz vardir, ikinci kurtulus savasinin ilk kursunlanan devrimcilerinden sonra bizler de düsebiliriz, bunu korku degil varacagimiz serefli bir nokta olarak kabul ediyoruz. Taylan, Kommer 'in arabasini yakarak devrim için ilk kivilcimi atmisti. Bu kivilcim devam ettirilecektir. Türkiye'de CIA artik bir adam temizleme kampanyasi açmistir. Yilmiyoruz, korkmuyoruz.'' Daha sonra FKF Genel Sekreteri Ruhi Koç , ögrencilere, ''Mustafa Kemal Andi'ni'' yaptirir. Bir ögrencinin Atatürk Aniti'ndaki mesaleyi yakmasindan sonra törende bulunan ögrenciler dagilir. Anma töreninden sonra ODTÜ ÖB Genel Kurul Baskanligi, Ankara Üniversitesi Ögrenci Birligi ve FKF, ''Türk Halkina'' basligiyla ortaklasa su bildiriyi yayimlar: ''Türkiye halkinin 2. milli kurtulus savasinin en önde milli kahramanlarindan devrimci kardesimiz Mustafa Taylan Özgür dün, kahpece polis kursunlariyla vurularak öldü. Anisi bize önder olsun. Taylan Özgür'ün bir tek düsüncesi vardi: Devrim. O, günün 24 saatinde devrimciydi. Taylan bir tek sey için yasiyordu: Devrim ugruna ölmek. Taylan'in ismi devrim tarihine geçecek, hem de 2. milli kurtulus savasimizin mesalesini yakan devrimci olarak geçecek. O, devrim mesalesini Vietnam celladi Kommer'in arabasi üzerinde ateslemisti. Taylan Özgür, sahibi ve evlatlari oldugumuz bu topraklarin ulusal kurtulusu, halkimizin özgür olmasi, Türkiye'mizin dünya uluslari arasinda devrimci yerini almasi ugruna verdigimiz kavganin ne ilk ne de son neferidir. Taylan Özgür gibi binlercemizin ölümü pahasina ergeç emperyalizm boyundurugu kirilacak, ülkemizi ahtapot gibi saran namussuzlar tayfasi yok edilecek, Türkiye ulusal kurtulusçularin yönetimine geçecektir. Yasasin halk savasinin zaferi. Kahrolsun polisini ögrenci avina çikaran isbirlikçi iktidar.'' ODTÜ'de durum gerginlestigi için Rektör Kemal Kurdas , üniversite ile sehir arasindaki otobüs seferlerini iptal ettirir, ODTÜ-ÖB ile ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü'nün telefonlarini kestirir. Anma töreninden sonra ODTÜ'nün çesitli fakülte ögrenci dernegi baskanlari, Ankara Üniversitesi Ögrenci Birligi Ikinci Baskani Atilla Sarp , Ankara ITIA Ögrenci Dernegi Baskani Mehmet Demir , FKF Genel Sekreteri Ruhi Koç ile FKF Istanbul Sekreteri temsilcisi, ODTÜ Ögrenci Birligi odasinda toplanti yaparlar.

Toplanti sirasinda, bir ögrencinin, jandarmanin, hakkinda giyabi tutuklama karari bulunan Sinan Cemgil ile Ahmet Sina'yi yakalamak üzere, dernek binasina gelmekte oldugunu söylemesinden sonra toplanti dagitilir, ögrenciler, arkadaslarini, bilinmeyen bir yere kaçirir. Bu sirada Istanbul'da Mustafa Taylan Özgür'ün naasi, arkadaslari ve ailesi tarafindan morgdan alinir ve eller üzerinde TMGT'ye götürülür. Burada ögrenciler, saygi durusunda bulunduktan sonra Istiklal Marsi ile Atatürk'ün Bursa Nutku okunur. Oglunun tabutunun basinda bir konusma yapan emekli subaylardan Hasan Özgür, sunlari söyler: ''Oglumun akan kani Türk gençligine helal olsun. Bir oglum gitti fakat geride on binlerce oglum kaldi. Temennim, bu sonuncu olsun, evladim hepinize kurban olsun.'' TMGT'deki törenden sonra üniversite ögrencilerinin olusturdugu büyük bir konvoy ile Atatürk (Yesilköy) Havaalani'na getirilen cenazenin basinda ögrenciler nöbet tutar. Tabut daha sonra uçaga yerlestirilir ve cenaze 17.30'da kalkan uçakla Ankara'ya gönderilir. Esenboga Havaalani'na giden 200 kadar ögrenci, ''Katil Polis'', ''Kahrolsun emperyalizm'' diye bagirarak uçakla getirilen ve Türk bayragina sarili tabutu gece teslim alir. Özel bir ambulans ve 20 otomobillik bir kortej ile ODTÜ'ye dogru yola çikan korteje zaman zaman polis vasitalari da refakat eder. ODTÜ'ye gelindikten sonra cenaze, ögrenci yurtlarinin bulundugu sahada bir masanin üzerine yerlestirilir, ögrenciler, bu arada yurtlardan çikanlarla birlikte ''Kahrolsun katil polis'' diye bagirir. Ögrenciler, meydanda yaktiklari atesin çevresinde toplanarak sabaha kadar nöbet tutar.

TAYLAN ÖZGÜR DEFNEDILIYOR

25 Eylül Persembe günü, sabahin erken saatlerinde Münir Ramazan Aktolga ile bazi arkadaslari, Rektör Kemal Kurdas ile bir görüsme yaparak Taylan Özgür'ün cenazesini ODTÜ bahçesine gömmek istediklerini söyler. Kurdas, ''Her ögrenci taraftar oldugu kimseleri üniversite bahçesine gömmek isterse, burasi mezarlik olur'' diyerek bu istege karsi çikar. Rektörün karsi çikmasina ragmen ögrenciler, ODTÜ'nün giris kapisi ile Rektörlük binasi arasinda bulunan ve adina ''Ilim Agaci'' denen bir agacin altina mezar kazar ve cenaze namazini kilacak imami da buraya getirirler. Bunun üzerine Kurdas, Çankaya Ilçe Jandarma Karakolu'ndan yardim talep eder. Çankaya Ilçe Jandarma Komutani Turan Akin , Münir Ramazan Aktolga ile görüserek cenazenin üniversite bahçesine gömülmemesi konusunda kesin emir aldiklarini ve buna mutlaka engel olacaklarini söyler. Ögrenci liderleri aralarinda yaptiklari toplanti sonunda, cenazenin Asri Mezarliga gömülmesini kabul eder. Saat 11.00 civarinda Taylan'in cenazesi, ögrenci yurtlarinin bulundugu yerden alinarak Rektörlük binasina kadar eller üzerinde tasinir. Ögrenciler, Rektörlük binasi önündeki bayragi yariya indirmek ister. Bunun üzerine jandarma subaylari ile ögrenciler arasinda tartisma çikar. Subaylar, ODTÜ Rektörü'nün bayraga dokunulmamasi hususunda emir verdigini söylemesi üzerine tartisma sona erer. Taylan Özgür'ün cenazesi için ODTÜ Rektörlük binasinin önünde ABD Büyükelçisi Komer'in arabasinin yakildigi yerde bir tören yapilir.

Münir Ramazan Aktolga, bir otomobilin üzerine çikarak ''Taylan Özgür kardesimiz emperyalizme karsi çiktigi için sehit düsmüstür. Simdi sol eller havada olarak sizi bir dakikalik saygi durusuna davet ediyorum'' der. Gençler, sikilmis yumruklarini havaya kaldirarak saygi durusunda bulunur. Daha sonra Tandogan Meydani'na otobüslerle gelen ögrenciler, burada Özgür'ün tabutunu omuzlarina alarak camiye kadar yürür. Cenaze törenine Tabii Senatör Suphi Karaman, Suphi Gürsoytrak, Niyazi Agirnasli ve Prof. Muammer Aksoy da katilir. Özgür'ün cenaze namazi Ankara Maltepe Camii'nde kilinir.

Caminin esas imami olan Ismail Cosar , bagimsiz milletvekili adayi oldugu ve seçim propagandasi için Çankiri'ya gittiginden yerine bakan imam Sadik Agaç da ancak yarim saat sonra bulunur. Saat 11.00'de baslayan tören, yürünen yolun fazlaligi ve kortejin kalabalikligi nedeniyle tam 6 saat sürer. Taylan'in cenazesi binlerce ögrencinin katilimiyla Asri Mezarlik'ta topraga verilir.

 

Devam